"Düşen yaprak dalına küsmez."
Bu yazı, benim hikayem. Bir akademisyenin, medya okuryazarlığına hayatını adamış bir araştırmacının, Türkiye'den Amerika'ya uzanan, düşüşlerle ve kalkışlarla dolu yolculuğu. Roman gibi okumayı deneyin, çünkü ben de roman gibi yaşadım.
Türkiye'de Bir Akademisyen: Başlangıç Yılları
Doktora Yolculuğu: Medya Okuryazarlığı Tutkusu
Her akademisyenin bir "aha anı" vardır; o konu bulunduğunda dünya durur ve siz sadece onu düşünürsünüz. Benim için o an, medya okuryazarlığıyla tanıştığım gündü. Çocukların dijital dünyada nasıl düşündüğünü, medya mesajlarını nasıl çözümlediğini araştırmak, benim için sadece bir kariyer değil, bir misyondu.
Doktora sürecim boyunca Türkiye'nin ilk büyük çaplı medya okuryazarlığı çalışmalarından birini yürüttüm. Saatlerce okul ziyaretleri, yüzlerce öğrenciyle görüşme, binlerce satır veri analizi. Ama her bir veri noktasının arkasında bir çocuğun dünyayı anlama çabası vardı ve bu beni ayakta tutuyordu.
Ulusal Müfredata Katkı
Akademik çalışmalarım zamanla Türkiye'nin ulusal eğitim politikalarına katkı sağlar hale geldi. Müfredat geliştirme süreçlerinde yer aldım, öğretmen eğitim programları tasarladım. Bir ağacın kökleri gibi, yavaş ama sağlam büyüyordum... ya da öyle sanıyordum.
"İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir."
Rhode Island: Gurbetin İlk Adı
Media Education Lab'ın Kapısı
2014'te bir e-posta attım. Karşı tarafta Prof. Renee Hobbs vardı, dünya medya okuryazarlığı alanının en tanınmış isimlerinden biri. University of Rhode Island'daki Media Education Lab, benim için bir rüyaydı. Visiting Scholar olarak davet edildiğimde, o rüya gerçeğe dönüştü.
Lab'da ilk sunumumu yapacağım gün, sabah 5'te kalktım. Sunumumu en az on kez prova ettim. Aksan konusundaki endişelerim kafamı kemiriyordu: "Beni anlayacaklar mı? Ciddiye alacaklar mı?" Sunumdan sonra Prof. Hobbs yanıma geldi ve "Aksanın seni farklı kılan bir güç, onu saklamaya çalışma" dedi. O cümle, Amerika'daki akademik hayatımın manifestosu oldu.
"Create to Learn" ve Uluslararası İşbirliği
Rhode Island'daki ilk yıl, akademik bir elektrik çarpması gibiydi. "Create to Learn" projesi kapsamında medya üretiminin öğrenmeye etkisini araştırdık. Farklı ülkelerden araştırmacılarla çalışmak, akademik perspektifimi kökten değiştirdi.
Türkiye'deki akademik ortamda genellikle bireysel çalışırsınız; kendi dergilerinize, kendi konferanslarınıza. Amerika'da ise işbirliği kültürü akademinin temelidir. Bir makaleye beş farklı ülkeden beş yazar katkı sağlar, ve bu zenginlik olarak görülür.
Dönüm Noktası: Her Şeyi Geride Bırakmak
Karar Anı
Rhode Island'daki deneyimim bana bir şeyi çok net gösterdi: uluslararası akademik dünyada yapabileceğim çok şey vardı. Türkiye'ye döndüğümde ise koşullar değişmişti. Akademik ortam istediğim gibi ilerlemiyordu, kariyer planlarım belirsizleşmişti ve içimde büyüyen bir ses "asıl potansiyelini başka bir yerde gerçekleştirebilirsin" diyordu.
Karar vermek kolay değildi. Ailece oturduğumuz, arkadaşlarımızın olduğu, kültürümüzün yaşadığı bir ülkeyi bırakmak, cesaret kadar fedakarlık da gerektiriyordu. Ama eşimle uzun uzun konuştuk ve ikimiz de aynı sonuca vardık: çocuklarımız ve kariyer hedeflerimiz için Amerika'da yeni bir sayfa açmalıydık.
Bu kararı verirken eşimin desteği her şeyin üzerindeydi. Göç kararı tek başına verilen bir karar değildir; bir ailenin ortak iradesidir. Eşimin kararlılığı, çocuklarımıza olan inancı ve "birlikte başarabiliriz" deme cesareti, bu hikayenin gerçek kahramanını ortaya koyar. Bu hikayede bir kahraman varsa, o eşimdir.
"Yol, yürüyeni bekler."
Sıfırdan Başlamak
Amerika'ya bu kez kalıcı olarak geldiğimde, her şey farklıydı. İlk gelişimde umutlu bir visiting scholar'dım, bir dönüş bileti vardı cebimde. Bu sefer ise geride bıraktıklarım, önümdekilerden daha ağırdı.
Ne getirdim? Bir bavul kıyafet, bir laptop dolusu araştırma notu ve kırılmaz bir inanç. Ne bıraktım? Bir üniversite kadrosu, bir ev, bir hayat.
Ailecek Amerika'ya yerleştiğimiz gün, havalimanında çocuğumu kucağıma aldım ve "Burası artık evimiz" dedim. O cümleyi söylerken sesim titriyordu, çünkü hem doğruydu, hem de henüz ev diye bir şeyimiz yoktu. İlk geceyi bir arkadaşımızın misafir odasında geçirdik. Ertesi gün iş aramaya başladım.
Global Education Technology'nin Doğuşu
Akademik dünyada sıfırdan başlamak, hem bir lanet hem de bir özgürlüktür. Eski kalıplarınız yoktur, ama eski güvenceleriniz de. Ben bu boşluğu bir fırsata çevirdim.
Global Education Technology'yi kurdum, eğitim teknolojisi alanında danışmanlık ve araştırma yapan bir girişim. Akademik bilgimi sektöre taşımak, araştırmayı uygulamaya dönüştürmek istiyordum. Ve bu karar, kariyerimin en doğru dönüşü oldu.
Flalingo: 75.000 Öğrenci, 450 Öğretmen, Bir Hayal
Flalingo, bu yolculuğun en somut meyvesi. Çevrimiçi İngilizce eğitimi platformu olarak başlayan girişim, bugün 75.000'den fazla öğrenciye ve 450'den fazla öğretmene ulaştı. Bir akademisyenin "eğitim daha iyi olabilir" diye başlayan hayalinin, teknolojiyle birleştiği nokta.
Akademik geçmişim burada en büyük avantajım oldu. Pedagoji biliyordum, araştırma metodolojisi biliyordum, ve en önemlisi öğrenmenin nasıl işlediğini biliyordum. Flalingo'yu "sezgisel" değil "kanıta dayalı" bir yaklaşımla kurdum ve fark burada ortaya çıktı.
Bugün: Nereden Bakıyorum?
Akademisyen + Girişimci + Baba: Üç Şapka, Bir Kafa
Bugün üç kimliğim var ve hiçbirinden vazgeçmiyorum:
Akademisyen olarak: University of Rhode Island ile bağlarımı sürdürüyorum. AI ve eğitimin geleceği üzerine çalışmalar yürütüyorum. Google Scholar profilimde 1.500'ü aşkın atıf var, ama dürüst olayım, en önemli atıf, çocuklarımın gözlerindeki güvendir.
Girişimci olarak: Flalingo ve Global Education Technology ile eğitim teknolojisinin sınırlarını zorluyorum. Akademik araştırmaların çekmecede kalmaması gerektiğine inanıyorum; bilgi uygulanmalı.
Baba olarak: Çocuklarım iki kültür arasında büyüyor. Türkçe'yi korumak, Amerikan kültürünü benimsemek, ve iki dünya arasında köprü olmak; en zor ama en güzel görevim.
AI ve Eğitimin Geleceği
Şu anda en çok heyecanlandığım alan, yapay zekanın eğitimdeki dönüştürücü gücü. AI, öğretmenin yerini almayacak, ama AI'ı kullanmayan öğretmen, kullanan öğretmenin yerini alacak. Bu dönüşümde hem akademik hem de girişimci kimliğimle aktif rol almak istiyorum.
"Yol yürümekle bulunur."
Kapanış: Her Düşüş Bir Kalkışın Habercisidir
Bu yazıyı okuyan sizlere (belki göç düşünüyorsunuz, belki kariyer değişikliği planlıyorsunuz, belki zor bir dönemden geçiyorsunuz) şunu söylemek istiyorum:
Bildiğiniz hayatı geride bırakmak kolay değildir. Belirsizliğin ortasında yol almak da. Ama her yeniden başlangıç, bir öncekinden daha bilinçli, daha güçlü bir adımdır.
Ben her şeyi bıraktım ve yeniden başladım. Bugün ayaktayım, hem de eskisinden daha sağlam bir zeminde.
Sizin hikayeniz de böyle olabilir. Yeter ki ilk adımı atma cesaretiniz olsun.
Bu yazı, tamamen kişisel deneyimlerime dayanmaktadır. Akademik göç süreci hakkında daha fazla bilgi için Göç Hikayem yazıma, vize süreçleri için Vize ve Göç kategorisine, girişimcilik hikayem için EdTech Girişimcilik yazıma göz atabilirsiniz.
Benimle iletişime geçmek için: LinkedIn
Son güncelleme: Mart 2026

